Daldan Dala
Yayınlayan OzgurOz ; Tarih: 24/1/2012 (63 Okuma)
3 Temmuz süreci bizi birer Fenerbahçe neferi haline getirdi.Gazeteleri oku , radyoları takip et , soruşturma ile blgisine güven duyulan akademisyenleri takip et , forumları dolaş , bilmeyenleri bilgilendir , bilmediklerini öğren ama asla boş durma , devamlı Fenerbahçe için birşeyler yap...
Gündemde ya birden fazla konu oluyor ya da bir konu hakkında birden fazla anlama gelen yorumlar yapılıyor.Hangisinin doğru olduğunu araştırmak için de vakit harcıyorsunuz.Sözün özü çok yoruluyorsunuz.
Bu yazım biraz uzun olacak , zira birden çok konu hakkında konuşacağım çünkü...Bu yüzden yazımızın başlığı “daldan dala”
Şike soruşturmasının ortaya çıkardığı bir süreçti Fenerbahçe’nin CAS davası.Çok konuşuldu , üzerinden binlerce defa yorum yapıldı.Hatta Beyaz TV’de , CAS davasındaki avukatımız Emin Özkurt’un katıldığı bir programda Engil Verel ve Rasim Ozan Kütahyalı’nın , O’na yaptığı terbiyesizlikler nedense benim davadan bir türlü ayıramadığım , davayı kazanırsak bir şekilde mutlaka bu ikiliye bu galibiyeti armağan edeceğim bir dava benim için bu...
“Siz kazanamazsınız”, diyenleri bir kenara bırakın , “la oğlum manyak mısınız , koskoca UEFA’ya dava mı açılır” , diyenleri de sıkça gördüğümüz bir dava bu.Bu davanın en ilginç noktası danışman (!) (nedense adamı baş müfettiş yaptı Türkiyem ) Pierre Cornu’nun 3 Kasım’daki davaya ilişkin dilekçesi idi. Dilekçenin içeriğini aslında hepiniz çok iyi biliyorsunuz.Özet geçmek gerekirse , Cornu bu dilekçesinde , valla Fenerbahçe’nin şike yapmamış olma ihtimalinin %1 bile olmadığını bana TFF yetkilileri Arıboğan ve Helvacı söyledi , dedi.
Bir anlamda TFF yetkilileri , Fenerbahçe’yi , Fenerbahçe Şampiyonlar Liginden men edilsin diye özel bir uğraş verdiler.Üzerlerine vazife olmayan , üstelik konuya ilişkin savcılık belgelerini de görmeye haiz değillerken , bir insiyatif kullanıp , cornu’ya “Fenerbahçe kuşkusuz , şike yapmıştır” demişler..Bu insiyatifi alma cesareti kuşkusuz dahil oldukları ve gönül verdikleri camia ile de ilintili idi ancak ben oraya değinmeyeceğim bile...
Basında bir haber yaptırmak istiyorsanız , bunu yapabilecek tetikçileri bulmak çok da zor değil. İbrahim Seten , bu tetikçilerden bir tanesi.Geçtiğimiz günlerde TFF kaynaklı olduğu çok belli olan haberinde , Pierre Cornu’nun , yukarıda bahsettiğim tartışmalara sebep olan dilekçesini geri çektiğini söyledi.Aynı akşam TFF resmi sitesinde bu haberi teyit etti. Bu teyidin ardından TV ve gazeteler bildiğiniz kör döğüşüne başladı.Gazetesindeki köşesinde , TV’deki koltuğunda sallayanları bir kenara bırakıp , konunun uzmanlarının ne dediğine kulak kesildim.
Türkiye’de 2 tane CAS hakemi var.Birisi Türker Aslan diğeri Kısmet Erkiner...
Türker Aslan’ın yorumlarını malum sebeplerden ciddiye almıyorum ama Kısmet Erkiner’in durumu farklı.CAS Hakemine yakışır yorumlar yapıyor.
Peki ne dedi bu konuda Kısmet Erkiner?
Bir kere UEFA tarihinde kendisinin ilk defa böyle bir olay duyduğunu ifade etti.Davaya dahil edilmiş bir belgenin , çcouk oyuncağı gibi geri istenmesinin mümkün olmayacağını , UEFA’nın kurumsal kimliği ile bu hareketin bağdaşmayacağını ve süreci dikkatle izlediğini ifade etti.

Bu arada Türk medyası Cornu’nun ifadesi yerine , iddianamenin tercüme edilerek delil olarak CAS’a sunulacağını iddia etti.Bu haberin gerçek dışı olmasını bir kenara bırakın davanın açılış sebebi nedenini düşündüğünüz de ahmakçaydı da...
Kısmet Erkiner’in bu konuda bir tespiti daha vardı.
Cornu’nun dilekçesini geri çekebilmesi için Fenerbahçe’nin onayı gerekiyordu.
Ancak uzmanının ağzından çıkan bu bilgilere Türk basını itibar etmedi.Türk Basını , İbrahim Seten’n körüklediği bir yalanın peşinden koştu.
Çok zaman geçmeden Fenerbahçe’nin avukatı Emin Özkurt’tan bir açıklama geldi.Bu açıklama İbrahim Seten’cileri pazara gönderdi.Zira Kısmet Erkiner’in de dediği gibi , dilekçenin geri çekilme talebi Fenerbahçe’ye iletilmiş , Fenerbahçe’de bu talebe olumsuz yanıt vermişti.Üstelik bir adım daha öteye gitmiş. Birbirleri ile çelişen ifadeler veren pierre Cornu ve TFF yetkililerini mahkemeye davet etmişti.Yani artık kimin doğru söylediği yazışmalarla değil , direk mahkemenin önünde belli olacaktı.
Bir anlamda eski dostlar buluşuyor.İstanbul gecelerini , rakıyı , balığı yeniden hatırlarlar mı bilmiyorum.Eskisi kadar samimiler mi onu da bilmiyorum ama bildiğim birşey var.O mahkemede , İlhan Helvacı ile Lütfü Arıboğan , kendisini yalancılıkla suçladıkları Cornu’nun aleyhinde dava açmamışlar (her TV kanalında bunu yapacaklarını söyledikleri halde) bunu öğreneceğiz.
Bu aralar hepimizin onu izlerken tırnaklarımızı yiyoruz , nazar değmesin diye gördüğümüz her tahtaya 3 kere vuruyoruz.Kayseri’ye attığı gol ile iyice bizi mest etmişken bu başlıkta ne demeyin?
Biliyorsunuz biz Stoch’u Galatasaray’ın elinden kaptık.Yüz bilemedin iki yüzbin dolarlık fark nedeni ile çubuklu formayı tercih etti Stoch...Şeytan kulağına kurşun , şuan canaar gibi oynuyor. 6 gol ve 5 asisti ile Fenerbahçe’nin gol yollarındaki en etkili silahı şuan...Bu elbette bana acaip keyif veriyor ama bir de aşağıdaki resme bakıyorum , bu keyfim 3 kat daha artıyor.
Şu resime bir bakın , sizin artmıyor mu?

Ülkeme birileri Etik Kurulu Raporuna ilişkin gerçekleri anlatmalı.Ne işe yaradığını ya da ne zaman işe yaramayacağını insanlar artık öğrenmeli.
TFF Kuruluş Yasası ve Ana Statüsü yargılama yetkisini münhasıran disiplin kurullarına vermiş.Etik Kurulu bu yetkilere haiz bir kurul değil.Ayrıca savcılığa intikal etmiş işlerde Etik Kurulu kararına gerek yoktur.
Tüm bu bilgiler ışığında aslında Etik Kurulu raporunun gereksizliğini öncelikle masaya bir yatırmış olalım.Bunları işkembeden de sallamıyorum , tüm bu yazdıklarım Doç. Dr. Mahmut KAŞIKÇI'nın görüşleri ile paralellik sağlamaktadır.
Geçersiz kılınacağı ayan beyan ortada olsa da ortada bir etik kurulu raporu var.Peki bu rapor , hangi delillerle oluşturuldu?
Sadri Şener'in kupamızı verinden sonra yeni türküsü , "etik kurulu raporunda biz masumuz" oldu.Çok enteresan bir beyanat aslında bu.Trabzonspor taraftarları nasıl kaçırıyor bunu anlayamıyorum.Ben yapmadım , ben şike işine karışmadım demiyor.Etik kurulu raporunda temiz olduğum yazıyor , diyor.Peki nasıl temizsin?
Etik Kurulu raporunun oluşturulması için savcılık tarafından TFF ile tam 27 klasör belge paylaşıldı.Malumunuz o dönemde gizlilik söz konusu olduğu için , savcılık tüm deliller içerisinden kendi seçtiği belgeleri TFF ile paylaşmak durumunda kaldı.
Benim bildiğim tüm soruşturma 70 küsür civarında bir klasörü ihtiva ediyor.Yani etik kurulunun 43 klasör belgeden hiç haberi olmadı.
Şimdi soruşturmada komedi gibi durumlar söz konusu , bir kulübün başkanı önce asbaşkanını tanımadığını söylüyor , sonra 20 yıldır arkadaş olduğunu...

Bana göre birbiri ile 3 saniye içerisinde bu kadar çelişen üstelik de bir o kadar komik yanıt için , sorgu sırasında ekstra sorular gelmeliydi.
Savcı bunları sormayabilir , hukuken cezai bir sıkıntı oluşturmayacağını düşünebilir.Ancak bu tape Etik kurulu'na gelse , %100 şüphe oluşturur.
Belli ki Sadri Şener , soru sorulurken , "ula bu Nevzat galiba bir haltlar karıştırmış , çok içli dışlı olduğumu gizleyeyim" gibi bir ruh haline girmiş.
Bu ruh hali hukuken sorun teşkil etmeyebilir ama futbol anlamında sorunun kendisidir.Zaten tapelerde çok net görülüyor ki Nevzat Şakar , devleti de dolandırmaya kalkıyor , Trabzon halkını tahrik ederek ayaklanma çıkarma derdine de düşüyor , Bülent Ataman'a teşvik teklif edilmesi için organizasyon kurma işinde de aktif rol alıyor.
Peki bu tapeler , Etik Kurulu'na gönderilen 27 klasörde var mı? Yoksa gönderilmeyen 43 klasör içerisinde mi yer alıyor?
Etik Kurulu raporu , Trabzonspor , suçsuz demişse %100 bu tapelerden bihaberdir , ondan demiştir.
Gereksizliğini her ne kadar yukarıda anlatmış olsam da yeniden ifade edeyim , bu Etik Kurulu raporu , eksik belgelerle oluşturulmuştur , kesin kurul kararı , tüm belgeler incelendikten sonra açıklanmalı.
Kaldı ki disiplin kurulunun savunma alma yetkisi ve şuan buna imkanı varken , Etik Kurulu raporuna ne eksik ne fazla gereksinim duyulmasına ihtiyaç yoktur.
Kamuoyuna Etik Kurulu üzerinden şirin gözükme çabaları gerçekten zavalllıktır.Sadir Şener , bu mahkemede yargılanacağını unutmamalıdır.
Ha bakın bu da Etik Kurulu başkanının , kendi raporlarıyla ilgili açıklamaları...Nedense sevgili medyamız , bu açıklamaya pek yer vermedi..
Gündemde ya birden fazla konu oluyor ya da bir konu hakkında birden fazla anlama gelen yorumlar yapılıyor.Hangisinin doğru olduğunu araştırmak için de vakit harcıyorsunuz.Sözün özü çok yoruluyorsunuz.
Bu yazım biraz uzun olacak , zira birden çok konu hakkında konuşacağım çünkü...Bu yüzden yazımızın başlığı “daldan dala”
ESKİ DOSTLAR BULUSUYOR
Şike soruşturmasının ortaya çıkardığı bir süreçti Fenerbahçe’nin CAS davası.Çok konuşuldu , üzerinden binlerce defa yorum yapıldı.Hatta Beyaz TV’de , CAS davasındaki avukatımız Emin Özkurt’un katıldığı bir programda Engil Verel ve Rasim Ozan Kütahyalı’nın , O’na yaptığı terbiyesizlikler nedense benim davadan bir türlü ayıramadığım , davayı kazanırsak bir şekilde mutlaka bu ikiliye bu galibiyeti armağan edeceğim bir dava benim için bu...
“Siz kazanamazsınız”, diyenleri bir kenara bırakın , “la oğlum manyak mısınız , koskoca UEFA’ya dava mı açılır” , diyenleri de sıkça gördüğümüz bir dava bu.Bu davanın en ilginç noktası danışman (!) (nedense adamı baş müfettiş yaptı Türkiyem ) Pierre Cornu’nun 3 Kasım’daki davaya ilişkin dilekçesi idi. Dilekçenin içeriğini aslında hepiniz çok iyi biliyorsunuz.Özet geçmek gerekirse , Cornu bu dilekçesinde , valla Fenerbahçe’nin şike yapmamış olma ihtimalinin %1 bile olmadığını bana TFF yetkilileri Arıboğan ve Helvacı söyledi , dedi.
Bir anlamda TFF yetkilileri , Fenerbahçe’yi , Fenerbahçe Şampiyonlar Liginden men edilsin diye özel bir uğraş verdiler.Üzerlerine vazife olmayan , üstelik konuya ilişkin savcılık belgelerini de görmeye haiz değillerken , bir insiyatif kullanıp , cornu’ya “Fenerbahçe kuşkusuz , şike yapmıştır” demişler..Bu insiyatifi alma cesareti kuşkusuz dahil oldukları ve gönül verdikleri camia ile de ilintili idi ancak ben oraya değinmeyeceğim bile...
Basında bir haber yaptırmak istiyorsanız , bunu yapabilecek tetikçileri bulmak çok da zor değil. İbrahim Seten , bu tetikçilerden bir tanesi.Geçtiğimiz günlerde TFF kaynaklı olduğu çok belli olan haberinde , Pierre Cornu’nun , yukarıda bahsettiğim tartışmalara sebep olan dilekçesini geri çektiğini söyledi.Aynı akşam TFF resmi sitesinde bu haberi teyit etti. Bu teyidin ardından TV ve gazeteler bildiğiniz kör döğüşüne başladı.Gazetesindeki köşesinde , TV’deki koltuğunda sallayanları bir kenara bırakıp , konunun uzmanlarının ne dediğine kulak kesildim.
Türkiye’de 2 tane CAS hakemi var.Birisi Türker Aslan diğeri Kısmet Erkiner...
Türker Aslan’ın yorumlarını malum sebeplerden ciddiye almıyorum ama Kısmet Erkiner’in durumu farklı.CAS Hakemine yakışır yorumlar yapıyor.
Peki ne dedi bu konuda Kısmet Erkiner?
Bir kere UEFA tarihinde kendisinin ilk defa böyle bir olay duyduğunu ifade etti.Davaya dahil edilmiş bir belgenin , çcouk oyuncağı gibi geri istenmesinin mümkün olmayacağını , UEFA’nın kurumsal kimliği ile bu hareketin bağdaşmayacağını ve süreci dikkatle izlediğini ifade etti.
Bu arada Türk medyası Cornu’nun ifadesi yerine , iddianamenin tercüme edilerek delil olarak CAS’a sunulacağını iddia etti.Bu haberin gerçek dışı olmasını bir kenara bırakın davanın açılış sebebi nedenini düşündüğünüz de ahmakçaydı da...
Kısmet Erkiner’in bu konuda bir tespiti daha vardı.
Cornu’nun dilekçesini geri çekebilmesi için Fenerbahçe’nin onayı gerekiyordu.
Ancak uzmanının ağzından çıkan bu bilgilere Türk basını itibar etmedi.Türk Basını , İbrahim Seten’n körüklediği bir yalanın peşinden koştu.
Çok zaman geçmeden Fenerbahçe’nin avukatı Emin Özkurt’tan bir açıklama geldi.Bu açıklama İbrahim Seten’cileri pazara gönderdi.Zira Kısmet Erkiner’in de dediği gibi , dilekçenin geri çekilme talebi Fenerbahçe’ye iletilmiş , Fenerbahçe’de bu talebe olumsuz yanıt vermişti.Üstelik bir adım daha öteye gitmiş. Birbirleri ile çelişen ifadeler veren pierre Cornu ve TFF yetkililerini mahkemeye davet etmişti.Yani artık kimin doğru söylediği yazışmalarla değil , direk mahkemenin önünde belli olacaktı.
Bir anlamda eski dostlar buluşuyor.İstanbul gecelerini , rakıyı , balığı yeniden hatırlarlar mı bilmiyorum.Eskisi kadar samimiler mi onu da bilmiyorum ama bildiğim birşey var.O mahkemede , İlhan Helvacı ile Lütfü Arıboğan , kendisini yalancılıkla suçladıkları Cornu’nun aleyhinde dava açmamışlar (her TV kanalında bunu yapacaklarını söyledikleri halde) bunu öğreneceğiz.
STOCH GALATASARAY’DA
Bu aralar hepimizin onu izlerken tırnaklarımızı yiyoruz , nazar değmesin diye gördüğümüz her tahtaya 3 kere vuruyoruz.Kayseri’ye attığı gol ile iyice bizi mest etmişken bu başlıkta ne demeyin?
Biliyorsunuz biz Stoch’u Galatasaray’ın elinden kaptık.Yüz bilemedin iki yüzbin dolarlık fark nedeni ile çubuklu formayı tercih etti Stoch...Şeytan kulağına kurşun , şuan canaar gibi oynuyor. 6 gol ve 5 asisti ile Fenerbahçe’nin gol yollarındaki en etkili silahı şuan...Bu elbette bana acaip keyif veriyor ama bir de aşağıdaki resme bakıyorum , bu keyfim 3 kat daha artıyor.
Şu resime bir bakın , sizin artmıyor mu?

Etik Kurulu Raporu
Ülkeme birileri Etik Kurulu Raporuna ilişkin gerçekleri anlatmalı.Ne işe yaradığını ya da ne zaman işe yaramayacağını insanlar artık öğrenmeli.
TFF Kuruluş Yasası ve Ana Statüsü yargılama yetkisini münhasıran disiplin kurullarına vermiş.Etik Kurulu bu yetkilere haiz bir kurul değil.Ayrıca savcılığa intikal etmiş işlerde Etik Kurulu kararına gerek yoktur.
Tüm bu bilgiler ışığında aslında Etik Kurulu raporunun gereksizliğini öncelikle masaya bir yatırmış olalım.Bunları işkembeden de sallamıyorum , tüm bu yazdıklarım Doç. Dr. Mahmut KAŞIKÇI'nın görüşleri ile paralellik sağlamaktadır.
Geçersiz kılınacağı ayan beyan ortada olsa da ortada bir etik kurulu raporu var.Peki bu rapor , hangi delillerle oluşturuldu?
Sadri Şener'in kupamızı verinden sonra yeni türküsü , "etik kurulu raporunda biz masumuz" oldu.Çok enteresan bir beyanat aslında bu.Trabzonspor taraftarları nasıl kaçırıyor bunu anlayamıyorum.Ben yapmadım , ben şike işine karışmadım demiyor.Etik kurulu raporunda temiz olduğum yazıyor , diyor.Peki nasıl temizsin?
Etik Kurulu raporunun oluşturulması için savcılık tarafından TFF ile tam 27 klasör belge paylaşıldı.Malumunuz o dönemde gizlilik söz konusu olduğu için , savcılık tüm deliller içerisinden kendi seçtiği belgeleri TFF ile paylaşmak durumunda kaldı.
Benim bildiğim tüm soruşturma 70 küsür civarında bir klasörü ihtiva ediyor.Yani etik kurulunun 43 klasör belgeden hiç haberi olmadı.
Şimdi soruşturmada komedi gibi durumlar söz konusu , bir kulübün başkanı önce asbaşkanını tanımadığını söylüyor , sonra 20 yıldır arkadaş olduğunu...

Bana göre birbiri ile 3 saniye içerisinde bu kadar çelişen üstelik de bir o kadar komik yanıt için , sorgu sırasında ekstra sorular gelmeliydi.
Savcı bunları sormayabilir , hukuken cezai bir sıkıntı oluşturmayacağını düşünebilir.Ancak bu tape Etik kurulu'na gelse , %100 şüphe oluşturur.
Belli ki Sadri Şener , soru sorulurken , "ula bu Nevzat galiba bir haltlar karıştırmış , çok içli dışlı olduğumu gizleyeyim" gibi bir ruh haline girmiş.
Bu ruh hali hukuken sorun teşkil etmeyebilir ama futbol anlamında sorunun kendisidir.Zaten tapelerde çok net görülüyor ki Nevzat Şakar , devleti de dolandırmaya kalkıyor , Trabzon halkını tahrik ederek ayaklanma çıkarma derdine de düşüyor , Bülent Ataman'a teşvik teklif edilmesi için organizasyon kurma işinde de aktif rol alıyor.
Peki bu tapeler , Etik Kurulu'na gönderilen 27 klasörde var mı? Yoksa gönderilmeyen 43 klasör içerisinde mi yer alıyor?
Etik Kurulu raporu , Trabzonspor , suçsuz demişse %100 bu tapelerden bihaberdir , ondan demiştir.
Gereksizliğini her ne kadar yukarıda anlatmış olsam da yeniden ifade edeyim , bu Etik Kurulu raporu , eksik belgelerle oluşturulmuştur , kesin kurul kararı , tüm belgeler incelendikten sonra açıklanmalı.
Kaldı ki disiplin kurulunun savunma alma yetkisi ve şuan buna imkanı varken , Etik Kurulu raporuna ne eksik ne fazla gereksinim duyulmasına ihtiyaç yoktur.
Kamuoyuna Etik Kurulu üzerinden şirin gözükme çabaları gerçekten zavalllıktır.Sadir Şener , bu mahkemede yargılanacağını unutmamalıdır.
Ha bakın bu da Etik Kurulu başkanının , kendi raporlarıyla ilgili açıklamaları...Nedense sevgili medyamız , bu açıklamaya pek yer vermedi..
| Bu kategorideki diğer makaleler | |
Susmanın Faydası Yok |
Durus mu? Pehh!!!
|



