• Fenerbahçe

    Fenerbahçe

    ...her maçtan önce güya Galatasaray'ı ışıtan hamamcı görevini üstlenen Alman kondisyoner pandomimcisi devre biterken hangi top ilim ve irfanına sığınarak eli ile Fenerbahçe tribünlerine "Beş...Beş..." işareti yapıiyordu.O eli Fenerbahçe lavabona sokar sonra...

    Fenerbahçe >>
  • KRALEX

    Kralex

    Futbolcukta ölçü birimi oldu.Diğer takımların transfer edilen tüm yabancı futbolcuları hep O'nunla kıyaslandı... Fenerbahçe formasını layiki ile taşıdı , efsaneler arasında yerini aldı..

    Efsaneler
  • Pistin Kahramanları

    Yarış Atları

    ...1996’nın o sıcak Haziran günü start verilip koşu başladığında, yıllardır asla kırılamayan bir rekora imza atıyordu bu ağabey-kardeş: 2.26.22. O yıldan bu yıla bu rekoru hiçbir tay geçemedi...

    Yarış Atları
  • Three macintosh computers

    Some Tittle Goes Here

    Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Sed commodo sollicitudin magna sit amet tempor. Mauris sagittis libero at lorem dignissim eu elementum eros venenatis.

    Get Started
  • Three macintosh computers

    Some Tittle Goes Here

    Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Sed commodo sollicitudin magna sit amet tempor. Mauris sagittis libero at lorem dignissim eu elementum eros venenatis.

    Get Started
1 2 3 4 5
Giriş
Kullanıcı Adı:

Şifre:

Beni Hatırla



Şifremi Unuttum

Hesap Oluştur!
Yazılar
Fenerbahçe'li Efsaneler (4 Yazılar)
Fenerbahçe'nin efsane futbolcuları , başkanları , taraftarlarının konu edildiği bu bölümde Fenerbahçe'nin eksik bildiğiniz tarihini tamamlayacaksınız.
Cemil Turan
Cemil Turan
Ogün Altıparmak (d. 10 Kasım 1938, Adapazarı, Sakarya) Türk eski millî futbolcu, spor yazarı ve menajer. Süper Lig tarihindeki Fenerbahçeli ilk gol kralıdır (1970-71).Futbola 1950'li yılların sonunda Karşıyaka'da başladı. 1963'te bacağının kırık olmasına rağmen, Fenerbahçe'ye transfer oldu. Bu transferin saglanmasinda işadamı Kadir Has'ın katkısı büyük olmuştur. Sarı-lacivertli forma ile uzun yıllar geçiren golcü futbolcu, sağ açık ve santrfor mevkilerinde görev yaptı.
[949 Kez Okundu]
Ogün Altıparmak
Ogün Altıparmak
Ogün Altıparmak (d. 10 Kasım 1938, Adapazarı, Sakarya) Türk eski millî futbolcu, spor yazarı ve menajer. Süper Lig tarihindeki Fenerbahçeli ilk gol kralıdır (1970-71).Futbola 1950'li yılların sonunda Karşıyaka'da başladı. 1963'te bacağının kırık olmasına rağmen, Fenerbahçe'ye transfer oldu. Bu transferin saglanmasinda işadamı Kadir Has'ın katkısı büyük olmuştur. Sarı-lacivertli forma ile uzun yıllar geçiren golcü futbolcu, sağ açık ve santrfor mevkilerinde görev yaptı.
[8466 Kez Okundu]
Lefter Küçükandonyadis
Lefter Küçükandonyadis
Lefter Küçükandonyadis (22 Aralık 1925, İstanbul) Ordinaryüs lakaplı Türk futbolcu. Tüm zamanların en iyi golcülerinden seçildi, Türk futbolunun gelmiş gecmiş en iyi futbolcusu olarak gösterilir.Türk futbolunun en popüler futbolcusu olarak yıllarca alkışlanan Lefter, Fenerbahçe marşında da adı geçen sembol oyunculardandır. Fenerbahçe ile İstanbul Profesyonel liginde 2, Türkiye Şampiyonasında 3 kere şampiyonluk yaşadı. Kariyeri boyunca toplam da 832 gol atarak rekor kırmıştır. Lefter çok sevilen bir futbolcuydu. Kişiliğiyle de öne çıkmış bir insandı. Üç büyük kulüp taraftarı tarafından da sevilen bir kişiliği vardı.
[781 Kez Okundu]
Can Bartu
Can Bartu
Spora Fenerbahçe'de basketbol ile başladı. Fikret Arıcan'ın sayesinde futbolu seçti. Fenerbahçe Spor Kulübü tarihine, adı basketbol ve futbolla beraber yazılan Can Bartu, Türk millî takımı formasını hem basketbol hem de futbol dallarında giyen ilk ve tek sporcudur.Fenerbahçe'de birçok başarılı maç çıkardı. 1961'de İtalya'nın Fiorentina takımına transfer oldu. Daha sonra Venezia ve Lazio'da da oynadı. Teknik ve zarif oyunu ile iz bırakmıştır. 1967'de Fenerbahçe'ye döndü. Sarı-Lacivertli forma altında 326 maç oynadı, 162 gol attı.





[826 Kez Okundu]
Lost Karakterler (10 Yazılar)
Lost Karakterleri...
Tam 6 sezon boyunca bizleri ekranlara kilitleyen bu sanal kahramanların , karakter özelliklerini biraz sizinle paylaşmak istedim.Bu bölümeye okumaya niyetliyseniz , Lost'ta en az 4 sezon izlemeniz gerektiğini söyleyebilirim.Bundan öncesi için bu bölümdeki pek çok bilgi "spoiler" niteliğindedir.
Sayid Carrah

Doğma büyüme Irak'lı olan Sayid, Saddam'ın ordusundan İletişim Subayı görevini yapmaktaydı. Çocukluk aşkı kendisini Oceanic Uçuş 815'te seyahat etmesinin nedeniydi. Körfez Savaşı sırasında amiri onu, sevgilisi Nadia'ya işkence yapmaya zorlamıştır. Daha sonra CIA tarafından bir arkadaşının içinde bulunduğu düşünülen büyük bir terör eylemini engellemek için kullanılmıştır. Geçmişte yaptığı işkenceler unutmak istediği bir yaradır ve bu olaylar yüzünden derin pişmanlıklar duymaktadır. Geçmişinde Fransa'da bir lokantada çalışmıştır.



[668 Kez Okundu]
Desmond Hume

Dizideki diğer kazazedelerden farklı olarak 815 sefer sayılı uçağın yolcusu değildir. Uçak kazası olduğunda adada 3 yıldır bulunmakta olan Desmond, teknesiyle kaza geçirerek adaya gelmiştir.

[689 Kez Okundu]
Jin-Soo Kwon

Jin, Korelidir ve Sun’ın kocasıdır. Kendisi ve diğer kazazedeler arasındaki dil ve kültür farklılığından dolayı (adada İngilizce bilmeyen tek kişidir; ancak daha sonraları yavaş yavaş öğrenir) ilk başta kendisini ve eşini diğerlerinden uzaklaştırmıştır. Daha sonra, balık tutma yeteneğini kullanarak diğerleriyle iletişim kurmaya ve arkadaş olmaya çalışmış ve Sun’a, onu seven bir eş olduğunu göstermiştir. Ancak agresif davranışları devam etmekte ve sahip olma düşkünlüğü ile sürekli boğuşmaktadır. Bu, ilişkilerinde güvensizliğe yol açmaktadır.
[672 Kez Okundu]
Benjamin Linus

Kendini ilk önce adaya paraşütle düştüğünü söyleyen Henry Gale kimliği ile tanıtmıştır. Ancak bunun bir yalan olduğu kazazedelere kurduğu tuzakla ortaya çıkar. Diğerleri'nin lideri olan Ben, adada doğduğunu ve tüm hayatı boyunca bu adada yaşadığını iddia eder. Ancak bu da bir yalandır. Doğum yeri Portland, ABD'dir. Babası Roger Linus, annesi Emily Linus'tur. Annesi, hamileliğinin 7. ayında Benjamin Linus'ı yol kenarında doğururken ölmüştür. Annesi ölürken bebeğin isminin Benjamin olmasını Roger'dan istemiştir. Roger Linus, daha sonraki yıllarda iş bulmakta zorluk çeker. Benjamin Linus'ın doğumu sırasında yoldan geçerken onları farkederek yardım eden Horace Goodspeed, daha sonra Roger Linus'a adada iş teklif eder.

[504 Kez Okundu]
Hugo "Hurley" Reyes

Adanın en şişmanı olan Hurley, diğerlerine olan yakınlığı ve komikliği ile tanınıyor. Hurley sayıların (4 8 15 16 23 42) lanetli olduğuna inanıyor. Bir dönem Libby’e aşık olmuştur.
[598 Kez Okundu]
Juliet Burke

Juliet karakteri diziye 3. sezondan itibaren girer ve diğerleri olarak adlandırılan adada önceden beri yaşayan topluluğun önemli karakterlerinden biridir. Geçmişinde, kanser ve gebe olamayan kardeşinin özel iğnelerle hamile kalmasını sağlamış, Dharma tarafından fark edilmiştir. Bu adaya geliş süresi altı ay denmiş ama üç yıldan fazla sürmüştür.

[585 Kez Okundu]
James "Sawyer" Ford

Sawyer ilk başta cahil beyaz Amerikalı profili çizer ancak ilk bakışın yanıltıcı olduğunu daha sonraları anlarız. Sawyer her türlü durumda kendine çıkar sağlamayı başarır. Adanın zulacısı olan Sawyer, kazadan sonra uçaktaki sahipsiz malları saklayıp adada bir karaborsa oluşturur. Çizmeyi sevdiği köylü imajının aksine birçok bölümde kitap kurdu olarak görülüyor. Adadan önceki yaşamında kadınlara düşünlüğü bilinen Sawyer’ın adadaki favorisi Kate.
[656 Kez Okundu]
John Locke

Kazadan once belden aşağısı felçli olduğu için tekerlekli sandalyeye mahkum olan Locke kazadan sonra mucizevi bir biçimde yürüme yeteneğine yeniden kavuşmuştur. Bu yüzden adanın mucizeler yarattığına inanmakta ve kazazedeler adanın sırlarını keşfederse bunun herkesin yararına olacağını düşümektedir. Becerikli bir avcı ve doğa adamdır. Geçmiş bölümlerde ambarı kendisine takıntı haline getirmiştir. Jack ile ters düşen düşünceleri bulunmaktadır.
[752 Kez Okundu]
Kate Austen

Cesur bir kadın olan Kate grupta ilk insiyastifi alan ve adadan kurtulma yollarını arayan kişilerden biri. Diğer leri gibi onunda karanlık ve şaşırtıcı bir sırrı var. Bir kanun kaçağı olan Kate, işlediği en önemli suç, uzunca bir süre üvey babası olarak bildiği babasını öldürmektir. uçakta polis eşliğinde seyehat ediyordu. Hayat onun için uçak kazasından sonra yeniden başladı. Sawyer, Kate ve Jack arasında bir aşk üçgeni var.

[595 Kez Okundu]
Jack Shepard

Kaliforniya Los Angees’ta yaşayan Jack, St. Sebastian Hastanesi’nde cerrah olarak çalışmaktadır. Hayatını kurtardığı hastası Sarah’a aşık olup evlenmişler ancak daha sonra boşanmışlardır. Kendisi gibi doktor olan babası Christian Shephard, Jack kendisinin alkollü ameliyat yapmaktığını ortaya çıkarana kadar aynı hastanede baş hekimlik yapmaktadır. Daha sonra Avustralya’ya kaçmış ve Jack de babasını eve geri getirmek için peşinden gitmiştir. Ancak orada babasıyla olan sorunlarını çözemeden babasının kalp krizinden öldüğünü öğrenmiştir.
[1028 Kez Okundu]
Biyografiler (2 Yazılar)
Hayranı olduğum ya da ben de merak edenlerin biyografilerini bu bölümde bulabilirsiniz.Formula 1 dünyasından , müzik dünyasına , at yarışından , futbol camiasına kadar pek çok ünlü ile ilgili bilgiler burada yer alacak.
Jos VERSTAPPEN
Jos Verstappen, ilk olarak 8 yaşındayken yarışlara ilgi duymaya başladı. Babasıyla birlikte kasabalarında organize edilen karting yarışlarını izlemeye başladı. Kısa sürede baba oğul büyük birer karting hayranı oldular ve Jos'un kendi karting aracına kavuşması da çok gecikmedi. İki yıl sonra ise yarışlarda mücadele etmek için hazır hale gelmişti.
[768 Kez Okundu]
Michael SCHUMACHER
F1 DENİLİNCE SCHUMI - SCHUMI DENİLİNCE F1
Michael Schumacher (3 Ocak 1969’de Hürth doğumlu) Alman pilotun memleketi Kerpen / Rheinland. 7 dünya şampiyonluğu ünvanı bulunan Schumacher, Formula 1 tarihinin gelmiş geçmiş en başarılı sürücüdür. Michael’in kardeşi Ralf Schumacher de kendisi gibi pistlerde yarışıyor.
[1427 Kez Okundu]
Müzik (16 Yazılar)
Dinlediğim müzik türünün en beğendiğim isimleri ya da gruplarının biyografilerini bu bölümde bulabilirsiniz.
Red Hot Chili Peppers
Red Hot Chili Peppers 1983 yılında California’da Fairfax Lisesi öğrencilerinden Anthony Kiedis ve Flea tarafından kurulmuştur diyebiliriz. Aynı liseden arkadaşları olan ve “What Is This” adlı bir grupta müzikal hayatlarını sürdüren; Jack Irons ve Hillel Slovak’ı da gruplarına dahil eden ikili ilk konserlerini “Tony Flow and the Miraculously Majestic Masters of Mayhem” adıyla Rhytm Lounge’da verdiler.
[3939 Kez Okundu]
R.E.M
R.E.M, son yirmi yıldır müzik dünyasında adından en fazla bahsettiren gruplardan biri. Yaptıkları bağımsız çalışmalarıyla Amerika’da “Alternatif” rock gruplarının oluşmasını sağlamış, yeni nesil rock gruplarına ilham verdi. R.E.M; Athens’de 1979 yılında Georgia Üniversitesi öğrencilerinden Michael Stipe’ın (4 Ocak 1960 - Decatur, Georgia, USA) bir müzik dükkanında çalışan Peter Buck’la (6 Aralık 1956 - Berkeley, Clifornia, USA) tanışması ve kısa bir süre sonra oda arkadaşı olmalarıyla başladı diyebiliriz.
[1394 Kez Okundu]
Oasis
İngiltere Manchester çıkışlı grup Oasis, başarılı single'ları ve gün geçtikçe artan basın ilgisi sayesinde 1994 yılında aniden adından en fazla bahsettiren gruplardan biri oldu. Basında Happy Mondays'in doğal mirasçıları olarak adlandırılan grup, müziklerine işçi sınıfı öğelerini de sunuyordu. Grubun ekseni Liam John ve Noel Thomas Gallagher kardeşlerin etrafında dönüyordu.

Güney Manchester'da ki gecekondularda yaşayan İrlandalı Katolik aileleri tarafından yetiştirilen Gallagher kardeşlerden küçük olan Liam okula devam ederken, C&W DJ olan babası Noel'e 11 yaşındayken bir gitar satın aldı hemen akabinde Noel, Punk'ı keşvetti ve yaşıtları gibi okuldan kaçmaya, hırsızlık yapmaya başladı.
[1020 Kez Okundu]
Megadeth
Her ne kadar Megadeth’in beyni Dave Mustaine pek hoşlanmasa da, Megadeth’in kuruluşunu incelemek için Metallica’nın ilk yıllarına dönmemiz gerekiyor.1982’de baterist Lars Ulrich ve vokalist James Hetfield Metallica’nın temellerini attıklarında basçı Ron McGovney ve Panic grubunun gitaristi Dave Mustaine de onlara katıldı ve grup ilk konserini Anaheim’de Radio City’de verdi. Daha sonra Saxon’un “Denim & Leather” turnesinde ön grup olarak yeraldılar. Bu arada Brad Parker (Damian Philips adıyla da tanınıyor) gruba 2.gitarist olarak girdi. Sadece bir konser sonra gruptan ayrılan Brad sayesinde Metallica tarihinde ilk kez 5 kişi olmuş oldu. Brad ayrılınca James Hetfield, sadece vokalist olarak değil aynı zamanda ritm gitarist olarak da anılmaya başlandı.
[2577 Kez Okundu]
Manic Street Preachers
Manic Street Preachers; 1991 yılında Gallerden başını çıkarıp kendini gösterdiğinde politik duruşlarının koyu makyajlarıyla birleştiği "Generation Terrorists" yayınlanmış ve oldukça kafaları karıştırmıştı.1991 yılı trip-hop'un yayılmaya başladığı bir dönemdi ve Manic Street Preachers'ın elinde sıkı sıkı tuttuğu Clash albümlerinden etkilenmezse olmaz dedirtecek tavırları bu yeni türün içinde kendine yer bulamayanlar için eskiye kaçabilmelerine yol gösterecek nitelikteydi. James Dean Bradfield, Nicky Wire, Sean Moore ve Flicker aslında grubu 1986 yılında Betty Blue adıyla kurdu. İki yıl sonra Flicker gruptan ayrıldı ve kalan üyeler de isimlerini Manic Street Preachers olarak değiştirdi.

[890 Kez Okundu]
Guns N Roses
Bir çok çevre tarafından tartışmalara açık bir grup olarak gösterilen 1980'li yılların en önemli heavy metal gruplarından biri olan Guns n' Roses; Axl Rose ve Izzy Stradlin tarafından kuruldu. Gitarist Tracii Guns ve baterist Rob Gardner'ında aralarına katılmasıyla sırasıyla adı Rose, Hollywood Rose ve L.A. Guns olacak grubu kurdu. Kısa bir süre sonra Guns ve Gardner gruptan ayrıldı ve onların yerlerine yerel bir grup olan Road Crew'in elemanları; baterist Steven Adler'la, bir kıyafet ve albüm kapağı tasarımcısının oğlu olan gitarist Slash geçti. Aralarına bas gitarist Duff McKagan'ın da katılmasıyla grup adını Guns n' Roses olarak değiştirdi.
[1962 Kez Okundu]
Faith No More
Faith No More, Amerika’dan çıkmış en şaşırtıcı gruplardan biri. Her ne kadar heavy metal kategorisi içinde anılsalar da, bu sound içinde funk, hip hop ve progressive rock elementlerini başarıyla karıştırmış bir grup olarak tanımlanmaları yanlış olmaz.Kaliforniyalı grup 1981 yılında Mike Bordin, Billy Gould, Mike Morris ve Wade Worthington tarafından Faith No Man adı altında kuruldu. Yaklaşık 1 yıl sonra Wade Worthington ve Mike Morris gruptan ayrıldılar ve gruba klavyeci olarak Roddy Bottum katıldı..
[938 Kez Okundu]
Chris CORNELL
Chris Cornell, Seattle'lı topluluk Soundgarden'ın solisti olduğu dönemde ürettiklerinin yanı sıra grubun 1997'de dağılmasının ardından sürdürdüğü solo kariyeriyle de önemli başarılar elde etmiştir.Gençlik yıllarının büyük bir kısmını kendisini insanlardan soyutlayarak geçiren Cornell'ın çevreye yönelik rahatsızlığını aşmasında rock müziğin büyük etkisi olmuştu. Cornell, liseyi yarıda bırakıp aşçı olarak çalışmaya başladığı dönemde, 80’lerin ortalarında büyük ve etkili bir grup haline gelecek olan Soundgarden'ı kurdu.
[2436 Kez Okundu]
Blur
Blur’ün hikayesi; 1980’li yılların sonunda, Damon Albarn ve Graham Coxon’un; Essex, Cochester’deki Stanway Comprehensive School’da, okul korosunda tanışmalarıyla başladı diyebiliriz.Blur; indie pop’la acid jazz’ın birleşiminden oluşan bir müzik tarzını benimsedi. Brit-Pop klasmanına sokabileceğimiz grubun kurucuları; Damon Albarn’da, Graham Coxon’da müzikle daha çok küçük yaştayken tanıştılar. Damon, 70’lerin sonun da Colchester’a taşındıklarında piyano ve tiyatro dersleri almaya başladı. Almanya’da bir hava üssünde dünyaya gelen Graham Coxon ise 1977 yılında Colchester’a taşındı.
[851 Kez Okundu]
Aerosmith
Amerika'nın en önemli rock gruplarından biri olan Aerosmith, 1970 yılında solist Steven Tyler'ın (Steven Victor Tallarico, 26 Mart 1948, New York USA) New Hampshire'da bir dondurmacı dükkanında çalışan gitarist Joe Perry'le (Anthony Joseph Perry, 10 Eylül 1950, Boston, Massachusetts, USA) tanışmasıyla başladı diyebiliriz.
[2701 Kez Okundu]
Pearl Jam
Pearl Jam, günümüzün en iyi Grunge grubu olarak kabul ediliyor; ancak sadece Grunge değil, Alternative ve Soft Rock tarzında da günümüzün en iyi grupları arasındalar.Kuşkusuz bu başarıda pek çok grubun aksine kendilerini medyadan saklayan ve bir gösteri kuklası haline gelmelerine engel olan yapılarının da payı oldukça fazla. Onlarca grubu bir gecede zirveye çıkarıp, bir gecede alaşağı eden show dünyasının çarkları arasından kendilerini kurtarmanın en iyi çözümüydü belki de izledikleri yol
[862 Kez Okundu]
Radiohead
RADIOHEAD, bir İngiliz grubu. Legal olan 6 albümleri var. Albüm isimleri sırası ile Pablo Honey, The Bends, Ok. Computer, Kid A,Amnesiac ve bi live albüm olan I might be Wrong adını taşıyor. Geçmişi çok eskiye dayanmasa bile Radiohead'i bence diğer band'lerden ayıran en büyük özelliği, müziklerindeki samimiyet. Hiçbir şekilde beğenilme kaygısı taşımadan, ticari olmaya pek uğraşmadan çabalıyorlar. Ancak tüm bu çaba onları dünyanın bir numaralı grubu haline getirmiş durumd. Aslında Ok. Computer'la beraber çok popüler olduklarını da söyleyebilirim -ki bu çok canımı sıkıyor. Sözde piyasa olmayan müzik yapan gruplar bile mainstream'in dışında bi yerlerde daha underground bir piyasanın gözbebeği oluyor.

[1199 Kez Okundu]
Metallica
Metallica'nın hikayesi, Lars Ulrich kendi grubunu kurmayı denemeye karar vermesi ile başlıyor. Lars'ın bu karardan sonra ilk işi yerel bir Los Angeles gazetesine ilan vermek oldu. Aldığı başvurulardan en ilgi çekicisi ise, 18 yaşındaki lise mezunu ve ateşli bir Black Sabbath hayranı James Hetfield'dendi.Bir basımevinde çalışıyordu ama gitar çalıyor ve şarkı da söyleyebiliyordu. LA varoşlarında büyümüştü ve küçük yaşlardan beri müzikle iç içeydi. Hetfield'in ilk grupları; Leather Charm ve Obsession gibi okul grupları idi.
[1359 Kez Okundu]
Deep Purple
Deep Purple, 1968 yılında Searchers grubunun bateristi Chris Curtis’in girişimi ile kuruldu. Artwoods ve Johnny Kidd and The Pirates gruplarından gelen Jon Lord ve Nick Simper gibi deneyimli müzisyenler gitarist Ritchie Blackmore’a katıldılar ve bu yeni grubun oluşumunda yer aldılar.Curtis, birkaç gün içinde gruptan ayrıldı ve Dave Curtis ve Bobby Woodman’ın yerine Maze grubunun iki üyesi Rod Evans ve Ian Paice geçti. Çıktıkları bir İskandinavya turnesinde “Deep Purple” adını iyice benimseyen beşli, ilk albüm çalışmalarına başladı
[683 Kez Okundu]
Counting Crows
Countiing CrowsCOUNTING CROWS

Counting Crows, Amerikanin 90'larda yetistirdigi nadir klas rock gruplarindan bir tanesi. Genel olarak Van Morrison ile R.e.m. karisimi bir sound ile ortaya ciktiklari AUGUST AND EVERYTHING AFTER'da ilk abumleri(1993). Albumun acilis sarkisi ROUND HERE monotonlutan, baska bir vokalistin elinde, iskence olacakken, Adam Duritz'in agladi aglayacak vokaliyle grubun butun tarzinin blue printi oluyor. Duritz'in vokalinden de buyuk artisi daha ilk bir kac sarkidan en sevdigi rengi, en sevdigi ressami, hayallerini, kendini nasil gordugunu buyuk bir ictenlik ve dahasi saflikla sizinle paylasmasi. Elbette albumun ilk hit sarkisi Mr. Jones. Albumu kesinlikle temsil etmese de Brown Eye Girl sounduyla asiri dansedilebilir ve beraber soylenebilir bir sarki. Buyuk bir star olmak isteyen ve boylece herkesin onu sevecegine inanan Duritz butun ictenligi ile sarkiyi tasiyor.

[633 Kez Okundu]
Black Sabbath
Black SabbathBLACK SABBATH

İşe Heavy Metali tanimlayarak baslicam .Cunku o andan itibaren Black Sabbath’i anlatmaya baslamis olurum .Sabbath kendi dalinin babasidir , cehennemvari kompozisyonlariyla 70’lere ve 80’ lere damgasini vuracak ,elestirmenler ve anne ve babalarin tepkilerini gunumuzde hala almaya devam edicek bir tur yaratmistir.Sabbath muzigi bir ihtilaldir ...
[748 Kez Okundu]
Jokeyler (2 Yazılar)
Jokeylerin hayatlarına dair röportajları bu bölümde bulacaksınız
Ömer KAYA
ŞAMPİYON ÖMER KAYA

81.Gazi Koşusu Galibi INSPECTOR’un jokeyi Ömer KAYA ile dobra dobra...
Jokeylik hayatına 1997’de başlayan ve her yıl giderek yükselen bir grafik çizen Ömer KAYA 81.Gazi koşusunu kazanarak tüm dikkatleri üzerine çekti. Hakkındaki merak edilenleri dobra dobra cevapladı.

[4906 Kez Okundu]
Selim KAYA
İstanbul sezonunun ışık saçan ismi Selim Kaya’yı bu ay sayfalarımıza taşıdık. Kazandığı koşuları, çalışma stilini, yaşantısını, ailesini kendi ağzından dinledik.
İstanbul sezonunun ışık saçan ismi Selim Kaya’yı bu ay sayfalarımıza taşıdık. Kazandığı koşuları, çalışma stilini, yaşantısını, ailesini kendi ağzından dinledik. Selim Kaya, Şanlıurfalı, eşi Gazel Hanımla on bir yıldır evli. Altı çocuğundan en küçüğü iki, en büyüğü on yaşında. İşte tüm içtenliği ve samimiyetiyle “Ben aslında biraz deliyim” diyen başarılı jokey Selim Kaya
[14860 Kez Okundu]
Developed by ozguroz 2.0 © 2006 The XOOPS Project | Adapted for Xoops